Kronik kalp hastalarına salgın sürecinde ilaç kullanımı ve egzersiz uyarısı

- Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Karagöz:- "Kronik kalp hastalıklarında ilaçların bir gün bile aksatılması şikayetlerin ortaya çıkmasına ve kalp krizi, felç, hatta ölüm gibi durumlara neden olabilir"- "Hastaların her gün evlerinde 30 dakika koşu bantları veya koridorlarda yürüyüş egzersizleri yapmaları sağlıkları açısından önemlidir"

Kronik kalp hastalarına salgın sürecinde ilaç kullanımı ve egzersiz uyarısı

GİRESUN (AA) - ATAKAN ÇITLAK - Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Karagöz, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde kronik kalp rahatsızlığı bulunanlara ilaçlarını aksatmamaları ve her gün evlerinde yarım saat egzersiz yapmaları tavsiyesinde bulundu.

Karagöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kovid-19'un kronik kalp hastalığı, kontrolsüz hipertansiyonu olan ve bağışıklığı nispeten zayıf, yaşlı bireylerde ağır seyrettiğini belirtti.

Bu tür hastalarının salgın sürecinde kendilerini daha özenle korumaları gerektiğini ifade eden Karagöz, salgın döneminde tedavinin aksamasının farklı şikayetlerin ortaya çıkmasına yol açtığına dikkati çekti.

Karagöz, hipertansiyon hastalarında kan basıncı değerlerinin yükselmesine bağlı baş ağrısı, yorgunluk ve halsizliğin önde gelen şikayetlerden olduğunu kaydederek, "Koroner arter hastalarında ilk ve en önemli uyarıcı semptom genellikle göğüs ağrısı olmaktadır. Ayrıca nefes darlığı bu hastalarda yine önemli bir bulgudur. Kalp yetmezliği hastalarında tedaviye uyumsuzluk, tek yastıkla uyuyamama, özellikle geceleri belirginleşen nefes darlığı ile ayaklarda ve bacaklarda ödem şeklinde sonuçlar doğmasına neden olur." dedi.

Salgın sürecinde kalp damar hastalarının yaşam tarzlarına da dikkat etmeleri gerektiğini vurgulayan Karagöz, beslenme alışkanlıklarını süreci bahane ederek değiştirmemek, meyve ve sebze ağırlıklı beslenmek, katı yağlardan uzak durmak gerektiğini anlattı.

Karagöz, kronik kalp hastalıklarında ilaçların bir gün bile aksatılmasının kalp krizi, felç, hatta ölüm gibi durumlara neden olabileceğine işaret ederek, "Bu nedenle bu durumu yumuşak cümlelerle geçiştirip hastalarımızın ilaçları temin edemediğinde 'Bir günden bir şey olmaz.' anlayışına yönelmelerini istemiyorum." ifadesini kullandı.

Karagöz, atriyal fibrilasyon hastalarında kullandıkları kan sulandırıcı ilaçların bir gün, hatta bir doz atlanmasının bile felç riskini belirgin ölçüde artırdığına dikkati çekti.

Hastaların her gün evlerinde 30 dakika koşu bantları veya koridorlarda yürüyüş egzersizleri yapmalarının sağlıkları açısından önemli olduğunu dile getiren Karagöz, "İlaç tedavisine de kesintisiz devam edildiği takdirde bu sürecin hem virüsten korunmak hem de kronik kalp hastalıklarının kontrolünün sağlanması adına sorunsuz atlatılabileceği konusunda hastalarımızın hiçbir şüphesi olmamalı." diye konuştu.

Karagöz, sıcaklar ve artan aktivitelerin etkisiyle vücutta sıvı kaybının yükseldiğini, tuz tüketimini artırmadan günlük 1,5-2 litre su içilmesi gerektiğini söyledi.

- Haftada bir gün dışarı çıkan hastalara güneş uyarısı

Haftada bir gün dışarı çıkmak üzere serbestlik sağlanan hastaları, güneşin zararlı ışınlarına karşı tedbirli olmaları konusunda da uyaran Karagöz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Vücudumuzda güneş ışığının etkisi ile sentez edilen D vitamininin eksikliği birçok kalp hastalığının kötüleşmesine neden olmaktadır. Yaz ayına girdiğimiz için bunu sağlarken güneşin zararlı etkilerinden korunmak da çok önemli. Güneş kremi kullanmak kısıtlı sürede güneş ışığının yararlı etkilerinden en üst düzeyde faydalanmak adına uygulanabilir bir yöntem olabilir."

Karagöz, uzun süre evde kalmak zorunda kalan bu hastalarda kas-iskelet sistemi sorunlarının da ortaya çıktığını gözlemlediklerini belirterek, "Hatta dışarı çıktığında düşme atakları yaşayan hastalarımız mevcut. Bu bağlamda temponun giderek artırılması daha uygun olacaktır." diye konuştu.

Hastaların sigaradan uzak durmaları gerektiğine dikkati çeken Karagöz, doymuş, katı yağlardan fakir, tam tahıl ürünlerinden ve liften zengin, günde en az iki-üç porsiyon meyve ve sebze, haftada en az iki kez balık içeren diyet programı uygulanması gerektiğini sözlerine ekledi.


YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER