Sağlık Bakan Yardımcısı Birinci, "Sağlığın Geleceğini Yönetmek" paneline katıldı:

- "Pandemi sürecinde 100 yılda yapılan toplam yoğun bakım yatak sayısının 5 katı kadar yatak yapıldı. Bu durum Türkiye'nin zor dönemlerde ne kadar dinamik davrandığını, olağanüstü sağlık hizmeti kapasitesine sahip olduğunu gösteriyor"

Sağlık Bakan Yardımcısı Birinci,

SAMSUN (AA) - Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci, "Pandemi sürecinde 100 yılda yapılan toplam yoğun bakım yatak sayısının 5 katı kadar yatak yapıldı. Bu durum Türkiye'nin zor dönemlerde ne kadar dinamik davrandığını, olağanüstü sağlık hizmeti kapasitesine sahip olduğunu gösteriyor." dedi.

Birinci, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesince Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Sağlığın Geleceğini Yönetmek" panelinde, sağlığın geçmişten günümüze kadarki süreci ve bu konuda gelecekte insanları nelerin beklediği konusunda sunum yaptı.

Türkiye'de son yıllarda sağlıkta çok ciddi mesafe kat edildiğini vurgulayan Birinci, "Öncelikle sağlık altyapısında ciddi değişim yaşandı. Geçmişte olmayan hizmet kalemleri bugün var. Hastanelerin yatak sayısı, yoğun bakım ünite sayısının artışının yanında ciddi insan kaynağı da yetişti. Pandemi sürecinde 100 yılda yapılan toplam yoğun bakım yatak sayısının 5 katı kadar yatak yapıldı. Bu durum Türkiye'nin zor dönemlerde ne kadar dinamik davrandığını, olağanüstü sağlık hizmeti kapasitesine sahip olduğunu gösteriyor." ifadesini kullandı.

Kovid-19 salgını döneminde sağlık çalışanları ve sağlık sisteminin sanki yıllardır böyle bir döneme hazırlıklıymış gibi müthiş bir vizyonla davrandığına dikkati çeken Birinci, şöyle devam etti:

"Bunun yanında insanlarımızın yaşam sürelerinin de uzadığını görüyoruz. Özellikle diğer ülkelere kıyasla bebek ölümleri hızla azalıyor. Sağlık sistemimizdeki hekim ve hemşire sayısındaki büyük artışa rağmen hala ihtiyaç olduğu hepimizin ortak kanaati. Gelecekte de hekim ihtiyacı olacağı açık. Hekimlik çok saygın bir meslek olsa da salgın dönemlerinde daha çok fark edildiği üzere ağır çalışma koşulları olması, tüm dünyada mesleğin gençler tarafından tercih edilebilirliğini azalttı. Gençlerin sorumluluk almayı özgürlük kısıtlayıcı bir aşama olarak değerlendirmesi, daha çok yaşam konforu kültürüne sahip olması hekimlik gibi fedakarlık isteyen bir mesleğin tercihini azaltıyor. Önümüzdeki risklerden biri de bu."

Sağlık Bakanlığının, "Neyim var" uygulaması gibi hastayı doğru polikliniğe yönlendiren çözüm odaklı uygulamaları hakkında da bilgi veren Birinci, öğrencilere hitap ederek, "Her doğru, her yerde uygun olmayabiliyor. Bir durumda sizin doğrunuz seçilmediğinde bunu yanlış bir karar olarak değerlendirmeyin. Çünkü kurumsal doğrularla uygunluklar arasında fark var. Doğrularla uygunları yan yana getiren ülkeler başarıya ulaşıyor. Son yıllarda bakanlık olarak bunu yaptığımızı söyleyebilirim." diye konuştu.

OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal ise OMÜ'nün TÜBİTAK'ın girişimci üniversiteler sıralamasına girmesinin kendileri için onur verici ve gelecek açısından ümitlendiren bir gelişme olduğunu söyledi.

Doğru yolda olduklarını görerek hedefledikleri stratejik hedefe ulaşacaklarını düşündüklerini dile getiren Ünal, "OMÜ, Türkiye sıralamasında ilk 10'nu hak eden bir üniversitedir. Arkamızdaki talebe ve iradeye baktığımızda da bunu gerçekleştirme yükümlülüğündeyiz. İstihdam alanının tüm beklentilerini karşılayan mezun yeterliliği hedefliyoruz. Öğrencilerimizin de geleceğin ihtiyaçlarını karşılayacak yeterliliğe sahip olmak ve kendilerini geliştirmek için daha talepkar olmaları gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Elif Dikmetaş da sağlıkla ilgili ortaya konulan hedeflere ulaşmak, sağlık hizmetlerinin en üst seviyede sunulması ve sağlık kurumlarındaki verimliliğin artması için tüm sağlık kurumlarında sağlık yöneticiliği bölümü olması için çabaladıklarını kaydetti.

Sağlık yönetiminde hasta ve sağlık çalışanının güvenliği, hakkaniyet gibi kaliteyi artıran konuların çok önemli olduğuna işaret eden Dikmetaş, "Pandemi döneminde ise dijital anlamda bilgi ve iletişim teknolojisiyle tıbbın birleştirilmesinin gerekliliği görüldü. Ülkemiz bu konuda iyi durumda. Hastanelerimiz dijitalleşme anlamında dünyada ikinci sırada. e-Nabız, HES kodu gibi uygulamalar da normal vatandaşın sağlık sistemine katılımını ve ulaşımını kolaylaştırdı." ifadelerini kullandı.

Panele AK Parti Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı da katıldı.

YORUM EKLE