Diyanet İşleri Başkanı Erbaş Artvin'de hutbe irat etti:

- "Kimliğini muhafaza eden bir Müslüman, popüler kültürün girdabında kaybolmaz. Başka dünyalara ait hayat tarzlarını bilinçsizce taklit etmez"- "Yaratılış gayemizden uzaklaştıran, kültür ve medeniyetimizi yozlaştıran her türlü söz, anlayış ve davranıştan uzak durmalıyız"- "Unutmayalım ki toplumlar, dini ve ahlaki değerleriyle ayakta durur ve bu değerlerden beslenen şuurla yaşarlar"

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş Artvin'de hutbe irat etti:

ARTVİN (AA) - Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, "Kimliğini muhafaza eden bir Müslüman, popüler kültürün girdabında kaybolmaz. Başka dünyalara ait hayat tarzlarını bilinçsizce taklit etmez." dedi.

Erbaş, açılış törenine katıldığı Artvin Çoruh Üniversitesi Fatih Camisi'nde irat ettiği, "Müslüman, dini ve ahlaki değerleriyle yaşar" konulu hutbeye "Siz, insanlar için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyar ve Allah'a iman edersiniz." ayetini okuyarak başladı.

"En hayırlı ümmet" övgüsüne mazhar olan her Mümin'in, zihnine ve gönlüne yalnızca İslam'ın yüce değerlerini nakşedeceğini ifade eden Erbaş, şunları söyledi:

"Bu övgüye mazhar olan Mümin, kaynağı vahiy olmayan her çeşit düşünce, uygulama ve alışkanlıklar karşısında oldukça dikkatli davranır. İmanına zarar verebilecek tehlikelerden uzak durur. Söz ve davranışlarına İslam ahlakını yansıtır. Dünyevi heves ve arzuların peşinden koşmaz. Alın terinin kıymetini, helal kazancın bereketini unutmaz. Aldığının ve sattığının hesabını vereceğini aklından bir an bile çıkarmaz. Az da olsa yalnızca helalle yetinir. Aklı uyuşturan alkolle, ocaklar söndüren kumarla ömrünü zayi etmez. Kimliğini muhafaza eden bir Müslüman, popüler kültürün girdabında kaybolmaz. Başka dünyalara ait hayat tarzlarını bilinçsizce taklit etmez. Dinimizde ve sahih geleneğimizde yeri olmayan sembolleri, eğlence biçimlerini, tutum ve davranışları benimsemez. Bunun, Müslüman kimliğini zedelediğini, bu tür davranışların İslam kimliğini zedelediğini, toplumu ve gelecek nesilleri dinine, tarihine ve değerlerine yabancılaştırdığını bilir. Tarih sahnesinden silinen nice milletlerin önce inanç ve değerlerini, sonra da kültür, edebiyat ve sanatını kaybettiğini unutmaz."

Hazreti Muhammed'in bir hadisinde Müslümanları, "Kim bir kavme, bir topluluğa benzemeye çalışırsa o, ondandır, o topluluktandır, onlardandır." diye uyardığına dikkati çeken Erbaş, şöyle devam etti:

"Yani bir kimse, kendi değerlerini yaşamak ve yaşatmak yerine başkalarına özenir, inanç ve adetlerini benimserse, sonunda onlar gibi düşünmeye ve onlar gibi yaşamaya başlar. Zira maddi ve fiziki benzeşmenin manevi sonuçlar doğurması kaçınılmazdır. O halde Rabbimize, insanlığa ve gelecek nesillerimize karşı sorumluluğumuzun bilincinde olalım aziz kardeşlerim. Kur'an-ı Kerim'e ve sünnete sımsıkı sarılalım. Nitekim Allah Resulü Efendimiz, Arafat'ta okumuş olduğu Veda Hutbesi'nde şöyle buyurmaktadır, 'Size iki şey bırakıyorum, iki şeyi emanet ediyorum, bunlara sarıldığınız müddetçe yolunuzu sapıtmazsınız.' Bunlardan birisi Allah'ın kitabı Kur'an-ı Kerim, diğeri de Resulünün sünnetidir. Onun için değerli kardeşlerim, hayat rehberi Kur'an'ın yolunda hep birlikte, çocuklarımızla, gençlerimizle, ailelerimizle birlikte yürümemiz gerekiyor. Allah Resulü Efendimizin bize bırakmış olduğu kavli, tahriri ve fiili sünnet dediğimiz bu yolda, sırat-ı müstakim yolunda her zaman daim ve kaim olmalıyız. Bu yoldan gençlerimizi, çocuklarımızı, ailemizi uzak etmek isteyen, bu yoldan alıkoymak isteyen herkese engel olmalı ve çocuklarımızın yolunu sırat-ı müstakim üzere daim ve kaim yapmak için gayret etmeliyiz."

Erbaş, hayatın her alanında İslam ahlakını ve terbiyesini kuşanmak gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yaratılış gayemizden uzaklaştıran, kültür ve medeniyetimizi yozlaştıran her türlü söz, anlayış ve davranıştan uzak durmalıyız. Unutmayalım ki toplumlar, dini ve ahlaki değerleriyle ayakta durur ve bu değerlerden beslenen şuurla yaşarlar. Dini ve ahlaki değerlerinden uzaklaşınca o toplumlar da yok olurlar. İşte bizler Müslümanlar olarak bu noktalara dikkat etmeli, hayatımızı bu ilkeler doğrultusunda sürdürmeliyiz. Ömrümüz işte o zaman kıymetli olacak, o zaman değerli olacak. Bizim dünyaya gönderilmiş olmamızın arka planında bu hikmet yatmaktadır. Rabbimiz, Mülk Suresi'nde buyuruyor ki 'Allah'ın ismi ne yücedir, mülk onun elindedir, mülkü elinde bulunduran Allah'ın adı ne yücedir. Onun gücü her şeyin üzerindedir. Ölümü de hayatı da yaratan odur. Sizi imtihan etmek için bakalım dünyada hanginiz daha güzel işler yapıyorsunuz, hanginiz en güzel ameli işliyorsunuz diye Allah sizi yaratmıştır. Hayatı da ölümü de bunun için yaratmıştır' buyurmaktadır. Değerli kardeşlerim, hangi işi yapıyor olursak olalım, en güzelini yapalım. Amelimiz düzgün olsun, amelimiz Kur'an'a ve sünnete uygun olsun, o zaman ömrümüz kıymetli olur, Cenab-ı Hak hepimizi suratı müstakim üzere daim ve kaim eylesin."

Erbaş, hutbenin ardından dua etti ve cuma namazını kıldırdı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER