Dışişleri Bakan Yardımcısı Kaymakcı, Trabzon'da öğrencilerle buluştu:

-"Erasmus fonlarında şu an akış normale döndü. Önümüzdeki dönem ikiye katlanmış bütçesiyle biz de değişime tabi öğrenci sayımızı ikiye katlamak istiyoruz"- "Ticaretimizle, ekonomimizle, siyasetimizle, hukukumuzla, örgütsel iş birliğimizle Avrupalıyız. Onun için 'biz zaten üye olamayabiliriz, bu süreçle de uğraşmayalım' deme lüksümüz yok. Avrupa Birliği üyelik süreci en az üyelik kadar değerli"

Dışişleri Bakan Yardımcısı Kaymakcı, Trabzon'da öğrencilerle buluştu:

TRABZON (AA) - Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, "Erasmus fonlarında şu an akış normale döndü. Önümüzdeki dönem ikiye katlanmış bütçesiyle biz de değişime tabi öğrenci sayımızı ikiye katlamak istiyoruz." dedi.

Kaymakcı, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezince, Prof. Dr. Osman Turan Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen "AB Sürecimiz ve Gençler İçin Fırsatlar" konulu konferansa katıldı.

2004 yılından itibaren Erasmus ve Avrupa Dayanışma programı sayesinde 850 bin kişinin değişim ve etkileşiminin söz konusu olduğunu aktaran Kaymakcı, 575 bin kişinin Türkiye'den Avrupa ülkelerine gittiğini belirtti.

Kaymakcı, Erasmus'un artık bir kuşak olduğuna inandığına işaret ederek, "Erasmus kuşağı hem Türkiye'yi hem de Avrupa'nın geleceğini birlikte yönlendirecek." ifadesini kullandı.

Erasmus'un Türkiye'de Avrupa Birliği Başkanlığına bağlı Ulusal Ajans tarafından yürütüldüğünü anımsatan Kaymakcı, "Erasmus sadece yüksek öğrenim öğrencilerinin değişim programı değil. Bunun içerisinde mesleki eğitim, spor, gençlik ve gönüllülük de var. Bu programları doya doya kullanın. Bir kez kullandım diye düşünmeyin. Erasmus'un değişik bileşenlerine öğrenci kulüpleri olarak, üniversite olarak, bir derneğin üyesi olarak da başvurabilirsiniz. Veya bulunduğunuz şehrin yerel yönetimini de içerisine sokarak başvurabilirsiniz." diye konuştu.

Kaymakcı, Erasmuslu öğrencilere bir müjde de vereceğine dikkati çekerek, "Erasmus 2021 yılı fonları iki gün öncesinden aktarılmaya başlandı. Biliyorsunuz AB bütçesi maalesef 1 yıl gecikmeli onaylandı. Programa bizim katılımımızda bir aday ülke olarak gecikmişti. Dolayısıyla Erasmus fonlarında şuan akış normale döndü. Önümüzdeki dönem ikiye katlanmış bütçesiyle bizde değişime tabi öğrenci sayımızı ikiye katlamak istiyoruz." dedi.

Çoğunluğu üniversite öğrencisi olan katılımcılara interaktif olarak anket yapan Kaymakcı, sonuçlara göre değerlendirmelerde bulunarak, Avrupa Birliği'nin öğrencilere yönelik sunduğu fırsatların önemine değindi.

Kaymakcı, Avrupa Birliğinin Türkiye'nin en büyük pazarı olduğuna da işaret ederek, Türkiye'den ihracatın yüzde 42'sinin Avrupa Birliğine yapıldığını, yabancı sermayenin yüzde 72'sinin de Avrupa Birliğinden Türkiye'ye geldiğini vurguladı.

-"Avrupa Birliği üyelik süreci en az üyelik kadar değerli"

Öğrencilere "Avrupa Birliğine neden karşısınız?" interaktif anket sorusunu yönelten Kaymakcı, verilen cevapları şöyle değerlendirdi:

"Ben şunu gördüm, Avrupa Birliği üyeliğine karşı olanlar aslında Avrupa Birliği üyeliğine karşı değil. Yani diyorlar ki 'biz elimizden geleni yapıyoruz ama bizi üye yapmıyorlar.' Bu aynı şunu demek gibi bir şey. Rektör bey size 'arkadaşlar ben çok katı bir rektörüm, hiç birinize üniversitenin sonunda diploma vermeyi düşünmüyorum, hiç birinizin üniversiteyi bitirebileceğinize inanmıyorum' diyor. Bu durumda seçeneğiniz şu, 'Nasıl olsa diplomayı alamayacağız. Üniversiteyi terk edip gidelim, dört yıl hiçbir şey öğrenmeyelim, standartlarımızı geliştirmeyelim, bir meslek edinmeyelim.' demek gibi bir şey. Yani Avrupa Birliği üyelik sürecimizde maalesef biraz böyle. Sürecin sonunda üyeliğin olup olmayacağı belli olmadığı için biz eğer bu işin sonu belli değil dolayısıyla 'gerek yok' deme lüksümüz yok."

Kaymakcı, Avrupa Birliği'nin eskisi gibi olmadığına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Bugün Avrupa Birliği sizin diplomalarınızın denkliğine karar veriyor. Sizin seyahat özgürlüğünüze karar veriyor. Hangi aşıyı vurulmak istiyorsan vurul diyor ama ‘Benim tanımladığım aşıları olmazsanız benim topraklarıma sizi almam.’ diyor. Avrupa yeşil mutabakatı diye bir kavram getiriyor. İstediğiniz şekilde üret, taşı ve tüket diyor. Ancak ‘Benim standartlarıma uygun değilse, Avrupa Birliğine ihraç edemezsin.’ diyor. Bunları niye diyor? Çünkü biz Avrupa ülkesiyiz. Yani biz Meksika olsak, İran olsak sorun olmayabilir. Ama biz Avrupa ülkesiyiz. Ticaretimizle, ekonomimizle, siyasetimizle, hukukumuzla, örgütsel iş birliğimizle Avrupalıyız. Onun için ‘Biz zaten üye olamayabiliriz, bu süreçle de uğraşmayalım.’ deme lüksümüz yok. Avrupa Birliği üyelik süreci en az üyelik kadar değerli."

Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Kaymakcı, programları kapsamında ayrıca Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu'nu makamında ziyaret ederek, Valilik Toplantı Salonunda düzenlenen "İl İl AB Buluşmaları 4. Trabzon Semineri"ne katıldı.



YORUM EKLE