Rusya'nın doğal gazı kısması Avrupa'yı ne kadar etkileyecek?

Batı kaynaklı yaptırımlar, Rusya'nın Avrupa'ya sağladığı doğal gazı azaltmasına ve Rus lider Vladimir Putin'in miktarı daha da azaltılabileceği uyarısında bulunmasına neden oldu. Bu da Avrupa'yı bir gaz kriziyle karşı karşıya bıraktı.

Rusya'nın doğal gazı kısması Avrupa'yı ne kadar etkileyecek?

Bakım çalışması nedeniyle 10 gün kapalı kalan Kuzey Akım 1 (Nord Stream 1) boru hattı perşembe günü tekrar faaliyete başladı. Fakat Avrupalı ülkeler hala bu kış evleri ısıtmak ve sanayi çarklarının dönmesini sağlamakta zorlanacak gibi görünüyor.

Zira Rus doğal gazını Almanya'ya taşıyan boru hattıyla ilgili yaşanan sorunlar bakım çalışmalarından önce de Avrupa'yı enerji kriziyle karşı karşıya getiriyordu.

Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından gelen Batılı sert yaptırımlar, Moskova'nın Avrupa'ya sağladığı doğal gazı azaltmasına ve Rus lider Vladimir Putin'in miktarı daha da azaltılabileceği uyarısında bulunmasına neden oldu.

Nord Stream 1'de yıllık bakım başlamadan önce de gaz sevkiyatı yüze 60 oranında kesilmiş ve hattın kapasitesinin çok altına indirilmişti. Bakım süresinde Alman yetkililer hattın bir daha hiç açılmayacağından bile endişe etmişti.

Peki Rusya ile Batılı ülkeler arasındaki enerji krizi hangi noktaya varabilir? Rusya Devlet Başkanı Putin neyi hedefliyor? Avrupa ne yapabilir? İşte Avrupa'daki enerji kriziyle ilgili bilmeniz gerekenler:

Rusya Avrupa'ya doğal gaz tedariğini kesti mi?

Rusya doğal gaz sevkiyatını önemli oranda düşürdü. Ukrayna'nın işgalinden önce bile Rusya spot piyasadan doğal gaz satışını durdurmuştu. Avrupa Birliği'nin Rus bankalar ve şirketlere yaptırım uygulaması ve Ukrayna'ya silah göndermesinden sonra Moskova 6 ülkeye tedariği tamamen durdurdu; altı ülkeninkini de azalttı.

Avrupa Birliği'nin (AB) en büyük ekonomisi Almanya'ya Nord Stream 1 üzerinden yapılan sevkiyatın da üçte ikisi durmuştu. Rusya bunun nedeninin bakım için Kanada'ya gönderilen bir parçanın yaptırımlara takılarak geri dönmemesi olduğunu açıkladı.

Avrupalı liderlerse bu iddiayı reddederek belirsizlik oluşturarak enerji fiyatlarını yükseltmek için yapılan siyasi bir hamle olduğunu savunuyor.

Tüm bu kargaşa nedeniyle AB ülkeleri kışı atlatabilmek için acil durum rezervlerini doldurmak için adeta yarışa başladı. 

AB'nin şu anki hedefi ise kış stoğu için daha az doğal gaz kullanmak. Avrupa'nın gaz rezervleri şu an için yüzde 65 seviyesinde. Bunun 1 Kasım'a kadar yüzde 80'e çıkarılması hedefleniyor.

Rus gazı neden çok önemli?

Savaş öncesi Rusya Avrupa'nın doğal gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 40'ını karşılıyordu. Bu oran şu anda yüzde 15'e düşmüş, enerji fiyatları da tavan yapmış durumda. 

Gaz demir çelik üretiminden, otomotiv sanayine, cam yapımından pastorize süt ve peynir üretimine kadar bir çok alanda kullanılıyor. 

Şirketler kazanlarını ısıtmak için bir gecede fuel-oil ya da elektrik gibi farklı bir enerji kaynağına geçemeyeceklerini belirtiyor. Örneğin dökümhane ve cam fabrikalarındaki fırınları kapatmaları halinde erimiş haldeki hammaddeler kullanılamaz hale gelebiliyor.

Yüksek enerji fiyatları şu anda bile ekonomiyi tehdit ederken doğal gazın tamamen kesilmesi çok daha büyük bir darbe indirebilir.

Nord Stream 1 boru hattı nedir?

Baltık Denizi'nin altından Rus doğal gazını Almanya'ya taşıyan Nord Stream 1, Avrupa'nın en önemli doğal gaz boru hattı ve Almanya'nın Rus gazına ana erişim kaynağı. 

Bakımın sona ermesiyle doğal gaz akışının bakım öncesi seviyeleri olan yüzde 40'lara çıkabileceği duyuruldu. Akışın bu seviyede kalması halinde bile Avrupa'nın rezervlerini doldurabilmesi için tüketiminin 12 milyar metreküp azalması gerekiyor.

Rus gazını Avrupa'ya taşıyan diğer 3 boru hattı Belarus ve Polonya arasındaki hariç kapatılmış durumda. Ukrayna ve Slovakya üzerinden geçen boru hattı savaşa rağmen sevkiyatını sürdürse de gaz miktarı azaltıldı. Türkiye ve Bulgaristan üzerinden yapılan sevkiyat da düşürülmüş durumda.

Avrupa Rusya dışında Norveç, Kuzey Afrika ve Azerbaycan'dan da doğal gaz alıyor.

Putin'in hedefi ne?

Rusya'nın doğal gaz ve petrol ihracatı hacim bakımından azalsa da Uluslararası Enerji Ajansına göre fiyatların yükselmesi nedeniyle gelirleri artıyor. 

İşgalden bu yana Rusya'nın Avrupa'ya yaptığı petrol ve doğal gaz ihracatından elde ettiği gelir ortalaması geçmiş yıllara göre iki kat artarak 95 milyar dolara çıktı. 

Rusya'nın son 5 ayda Avrupa'ya doğal gaz ihracatından sağladığı gelir önceki yıllarda tüm bir kışta elde ettiğinden daha fazla oldu.

Bu sayede Putin gelirinden herhangi bir şey kaybetmeden artan enerji fiyatları ve ekonomilerin durgunluğa girmesiyle Avrupa'da Ukrayna'ya gösterilen desteğin azalmasını ve bir uzlaşma yoluna gitmek istemelerini hesaplıyor olabilir.

Hatta Uluslararası Enerji Ajansı Direktörü Fatih Birol Rusya'nın siyasi bir koz elde etmek için petrol ve doğal gaz ihracatını tamamen kesebileceği uyarısında bulunuyor.

Nitekim Putin Kanada'nın parçayı göndermemesi halinde gaz akışının daha da azalabileceği uyarısında bulundu. Kanada ise basınç istasyonunda kullanılan parçanın gönderilmesine izin verdiğini açıkladı.

Avrupa ne yapabilir?

Kriz sırasında Avrupa daha pahalı bir seçenek olan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) alma yoluna gitti. Yani doğal gaz gemilerle ABD ve Katar'dan getiriliyor. 

Almanya Kuzey Denizi kıyısındaki LNG terminal inşaatlarını hızlandırdı ama bu bile yıllar alacak bir işlem. 4 terminalin ilki bu yıl sonlarında faaliyete geçecek. 

Fakat LNG açığı kapatmakta yeterli değil. Halhazırda dünyadaki tüm LNG santralleri tam kapasite çalışıyor. ABD'nin Teksas eyalerinde Freeport terminalinde yaşanan bir patlama bir gecede Avrupa tedariğinin yüzde 2,5'inin durmasına yol açtı.

Öte yandan tüketim tasarrufu kilit rol oynuyor. Örneğin Almanya kömür santrallerini kapatmaktan vazgeçti, doğal gaz tüketimini azaltmak için açık artırma sistemine geçildi ve kamu binalarındaki ısı ayarlamaları yeniden yapıldı.

Ayrıca liderler Cezayir, Azerbaycan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde alternatif kaynak arayışlarını hızlandırdı.

Avrupa'da halk bu kış üşüyecek mi?

Bu kış konutlarda, okullarda ve hastanelerde ısınma sorunu yaşanması beklenmiyor çünkü hükümetler herhangi bir kısıtlama halinde ilk olarak şirketlerden başlıyor.

Kaynak: Euronews

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER