Dolar ile maaş almıyoruz ama

Bir TV Kanalına canlı yayına katılan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, spikerin döviz kurundaki dalgalanmalarla ilgili, "Ekonomiden anlamam ama bu fırtına bizi etkiliyor mu? Dolar yükselince telaşlanıyorum; endişelenmeli miyiz?" sorusuna, “Dolarla mı maaş alıyorsunuz? Dolar borcunuz mu var? Dolarla bir işiniz var mı?” diye sordu. Spiker de hepsine hayır diye cevap verdi.

Aslında Sayın Bakan bir açıdan doğru söylüyor. Toplumun neredeyse tamamına yakını dolarla kazanmıyor ve Sayın Bakan burada yüzde 100 haklı.

Lâkin, Sayın Bakan bir ayrıntıyı yoğunluğundan dolayı gözünden kaçırmış olmalı:

İthalata dayalı, tüketim odaklı bir ekonomiye sahip olduğumuz için aldığımız mamulleri dolarla alıyor ya da dolarla borçlanıyoruz.

Doğalgaz, elektrik, petrol, bilgisayar, televizyon, cep telefonu, buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, araba, iş makinesi, motor, tohum, gübre, ilaç, aşı, serum, sebze-meyve, buğday, arpa, mısır, pirinç, kahve, gıda ürünleri, temizlik malzemeleri, parfüm, kolonya vs. aklınıza gelen ne varsa, hepsini dolarla alıyoruz.

Yurt dışı borçlanmalarımızı dolarla yapıyoruz. Dolar 1 kuruş arttığında dış borcumuz 4 milyar 350 milyon lira, 1 lira arttığın da ise 435 milyar lira artıyor.

Yap-İşlet-Devret modeli ile yapılan, 25 yıl süreyle geçiş, uçuş ve yatış garantili köprülerimizin, tünellerimizin, otoyollarımızın, havaalanlarımızın, Şehir Hastanelerimizin geçiş, uçuş ve yatış ücretleri dolara endeksli.

Tüm bunları Sayın Bakan bilmiyor mu zannediyoruz? Gayet de iyi biliyor. Sayın Bakan'ın soruya verdiği cevaptaki yaklaşımını, cevap esnasındaki mimiklerini yadırgadık mı? Hayır. Çünkü Ak Partili tüm yetkililerin tarzı ve tavrı hep aynı.

Ülkede dolarla maaş alınmıyor ama Hazine ve Maliye Bakanı'nı dinleyip, üç beş kuruşuyla tasarruf yapmak isteyenler koşup maaşıyla dolar alıyorlar.

Sayın Bakan'ın bu konuşması bana ve benim gibi düşünenlere mantıksız geliyor. Ancak ülkenin belli kısmı için de gayet makul açıklamalar… Sorduğun zaman da ölümüne savunuyorlar. Ancak birkaç ay sonra, devalüasyon nedeniyle ceplerinde para kalmayınca onlar da anlayacaklar savunulacak tarafın olmadığını.

"Ekonomiden anlamam" diye söze başlayan spiker, “o makama, ekonomiden çok iyi anladığınız için mi getirildiniz?” diye sormuş olsaydı, Sayın Bakan ne cevap verirdi acaba?

YORUM EKLE