CEPTEKİ TEHLİKE; Sosyal Paylaşım Siteleri

15 yılda sosyal medyanın esiri olduk! Artık hayatımızı telefonlarımızın ekranlarında yaşar hale geldik. Öyle ki, yaşadığımız ve paylaşmadığımız tek bir anımız kalmadı. Yediğimiz yemekten, giydiğimiz gömleğe, aldığımız ayakkabıdan, bindiğimiz arabaya kadar her şeyi anlık olarak paylaşıyoruz!

2000’li yılların başında hayatımıza hızlı bir giriş yapan sosyal medya; MİRC, MSN, İCQ gibi görünüşte basit ama iletişim anlamında güçlü uygulamalarla tanıştırdı bizi. İnternet kafe olmayan cadde ve sokağın kalmadığı yıllardı! Sene 2004’ü gösterdiğinde sosyal medyada devrim yaratan bir uygulama olan Facebook’la birlikte sistem tamamen değişti. Beğenilmek, yorum almak, etkileşimde kalmak gibi ifadeler artık vazgeçilmezimiz oldu. Önce yediklerimiz, içtiklerimizle başladık. Giydiklerimiz, aldıklarımızla devam ettik! Bu beğenilme arzusu, her birimizi birer ruh hastasına çevirdi. Öyle ki, gönderilerimiz az beğenilince, kendimizi kötü hissettik. Etkileşim noktasında diğer insanlardan kendisini eksik görenlerin sayısı artınca, psikoloji alanında yeni bir hastalık da ortaya çıktı; Sosyal Medya Bağımlılığı!

Bu bağımlılığın, uyuşturucu bağımlılığı gibi olduğunu ifade eden uzmanlar, her fırsatta uyarlarda bulundular. Özellikle çocukların sosyal medyadan uzak tutulmasını istediler! Ancak son 15 yılda iş iyice kontrolden çıktı ve artık önlenemez bir tehlike halinde hepimizin cebinde, evinde yerini aldı! Evinizde bir katil, sapık, cani ile birlikte yaşamak ister misiniz diye sorulsa, herkes hep bir ağızdan ‘HAYIR’ der! Peki en acımasız sapıktan bile daha tehlikeli bir misafiri evlerimize ağırladığımızın farkında değil miyiz? Çok eskiye gitmeye gerek yok! 15-20 sene önceki aile içi sohbetlerin keyfini hatırlıyor musunuz? Babanın gün içerisinde yaşadıklarını, annenin nasıl yorulduğunu, çocukların okulda ne yaptığını konuştuğu yıllar! Şimdi baba elinde telefon Facebook’tan profilleri takip ediyor, anne İnstagramdan çıkamıyor, çocuk ya Twitter’da ya da bir oyunun başında oluyor. Kimsenin kimseden haberi olmadığı, aynı çatı altında yabancı gibi yaşadığı bir dönemdeyiz.

Tiktok videosu az beğeni alan kadının intihar ettiğini biliyor musunuz? Sosyal medya odaklı yaşanan adli vakaların sayısının ne kadar fazla olduğunun farkında mısınız? Sosyal paylaşım siteleri yüzünden yıkılan yuva sayısı da, öyle az buz değil! Farklı bir dönem yaşatıyor hayat bize! Yemeğimizi telefondaki bir uygulamadan söylüyor, uçak biletimizi bir başka uygulama ile alabiliyoruz. Sosyal medya sayesinde de sevgilimizi bir uygulama ile bulabiliyoruz! Tinder, Badoo türevi uygulamalar ile adeta bir pazar yerinde gibi beğendiğimizi sağa çekiyor, beğenmediğimizi sola çekiyoruz! Beğendiğimiz kişi tarafından beğenilmek ve EŞLEŞMEK için bekliyoruz!

Yetişkin diye ifade edilen yaş grubundakiler, tehlikenin tam merkezinde bir ‘SOSYAL MEDYA’ hayatı yaşıyorlar. Ama sosyal medyada asıl tehlike, çocukları kapsıyor! Özellikle 7-14 yaş grubundaki çocukların, ciddi anlamda korunması gerekiyor. Bakın, çağın belası pedofili, sosyal medyada kol geziyor! Sizin ilgilenmediğiniz, kafanızı sosyal medyadan kaldırıp da ne yapıyor diye merak etmediğiniz çocuğunuz, bir pedofili hastasının hedefi haline geliyor! Bazen bir gönderisinden, bazen oynadığı online oyundan, bazen bir blogdan! Ama mutlaka bir yerden iletişime geçiyorlar! Yaşanmış ve adli vaka haline gelmiş olaylardan örnek vermek isterim. 7-14 yaş grubunda çocukları kandırıp, “Çekiliş yaptık, sana İphone çıktı! Bunu almak için bize ayna karşısında iç çamaşırı ile bir fotoğrafını atmalısın” mesajı gönderen çocuk istismarcısının yakalanışına, bilgisayarından çıkan yüzlerce fotoğrafa. yakın zamanda şahit olduk! Ben çocuğuma güveniyorum, benim çocuğumun aklı başında, onu çok bunaltmak istemiyorum falan diyenlerdenseniz, kendinizi bir daha sorgulayın derim! Zira sosyal medyada çocuğunuzu kandırabilecek çok sayıda pedofili hastası, rahat rahat dolaşıyor! Çocuğunuzu kontrol etmekten kaçınmayın! Bu sizi despot bir ebeveyn yapmaz! Evladını seven, koruyan bir anne/baba yapar! Lütfen çocuklarınızın sosyal medya mesaj kutularına bir göz atın! Kimlerle iletişimde olduğundan haberdar olmaya çalışın! Son dönemlerdeki vakalarda her ne kadar sapık, katil, cani hep aile içerisinden çıksa da! Sosyal medyayı aktif kullanan ruh hastalarının olduğunu da asla unutmayın. Ne yazık ki çocuklar cinsel eğitim başta olmak üzere, birçok eğitimi internet üzerinden alıyor! Sapkın siteler, tercih karmaşası dolu yayınlar, ruh hastalarının birbirleriyle iletişime geçtiği sayfalar, hepsi sosyal medyada! Geçtiğimiz gün bir iş adamı (!) köpeğe tecavüz ettiği için gözaltına alındı! Aklı başında her insan bu durumu yadırgar, tepki gösterir! Peki sosyal medyada hayvan pornosu başlığı altında paylaşımlar yapan siteler olduğunu biliyor musunuz? Sayfa etkileşimi yüz binleri, milyonları bulan bu sayfaların, ne kadar büyük bir tehdidi evinize kadar getirdiğine lütfen dikkat edin!

Aile fertlerinin gizlice fotoğraflarını çeken ve bunu Twitter’da yayınlayan yüzlerce genç var! Swinger ne demek biliyor musunuz? Eş değiştirme! Bunu bile bir sosyal medya akımı haline getiren, birbirlerine misafir olmak için sosyal paylaşım sitelerini kullanan sapkınlar! Çok uzakta değiller! Belki oturduğunuz sitede, sokakta, yaşadığınız ilçede, şehirde! Ama her yerde! Uyuşturucu satışı desen, sizin bizim bilmediğimiz şifreli kelimelerle açılan sayfalarla yapılıyor! Bizim hap sandığımıza, (misal) onlar güneş diyor, güneşi uyandıralım diye bir şifre uydurup, ticaretlerine bakıyorlar! Ruhsatsız silah almak, her türlü suç aletine ulaşmak da sosyal paylaşım siteleri aracılığı ile yapılıyor! Yüzlerce farklı başlık ile örnekler vermek mümkün! Daha yeni, bir İnstagram sayfası bana ‘Sahte para almak ister misiniz?’ diye sordu!

Devletimiz bu noktada güçlü bir altyapıya, kapsamlı bir birikime, uzman bir bilişim suçları kadrosuna sahip! Bu belaları sizden, çocuklarınızdan uzak tutmak için gece gündüz demeden çalışıyor. Ama internetin, sosyal medyanın bir okyanus olduğunu asla unutmayın! Düzgün amaçlarla kullanıldığında büyük bir nimet olan internetin, kötü amaçlarla kullanıldığında dünyanın en tehlikeli silahı olabileceğini asla aklınızdan çıkarmayın! Sosyal medya hesaplarınızın güvende olduğundan emin olun! Çocuklarınızın da aynı şekilde güvende olduklarından emin olun! Sosyal medyadaki diğer tehlikeleri ve bu tehlikelerden korunmanın yolların, sonraki yazılarımda detaylı olarak yer vereceğim! Takipte kalın.

Uzun Lafın Kısası;
Sosyal paylaşım sitelerinde gezenlerin, sizin gibi olmayacağını unutmayın! Siz kanepede uzanmış, İnstagram’dan sizi beğenenlere teşekkür ederken, çocuğunuz kendi odasında bir katilin, sapığın, caninin ağına düşmüş olabilir! Sizin sahip çıkmadığınız, kontrol etmediğiniz çocuğunuza, bir ruh hastasının yönlendirme ile sahip çıkmaya çalışacağını asla aklınızdan çıkarmayın! Amacım sizi korkutmak değil, uyandırmak! Uyanın…

YORUM EKLE
YORUMLAR
HB
HB - 2 ay Önce

Yine çok boyutlu bir bakış açısı ve yine çok güzel tespitler... Kaleminize sağlık...

Melih
Melih - 2 ay Önce

Ağzına sağlık

Esra Aydıngil Balkı
Esra Aydıngil Balkı - 2 ay Önce

Kaleminize sağlık

Tuba karahab
Tuba karahab - 2 ay Önce

♥️

hatice erdem
hatice erdem - 2 ay Önce

yuregine kalemine saglik biran once gerekli tedbirlere adim atilcak olmasi sevindirici insallh bazi seylerin onune gecilebilir yoksa gercekten cigirindan cikmis bir halde emegi gecen herkesten Allah razi olsun

Sebahat töre
Sebahat töre - 2 ay Önce

Yüreğine sağlık

Erkan
Erkan - 2 ay Önce

Bu kadar net bir bakış açısı tebrikler yola devam

Meral senocak
Meral senocak - 2 ay Önce

Çok güzel anlatıyorsunuz ama bunu anlayan insanlar yok maalesef