Advert
Advert

Yüksek stres Altında Çalışanlar Bağırsak Sağlığına Dikkat

Çölyak, irritabl bağırsak sendromu (İBS) ve laktoz intoleransı, toplumda en sık görülen bağırsak hastalıkları arasında yer alıyor. Karın ağrısı, şişkinlik, gaz gibi şikayetlere yol açan ve belirtileri birbirine benzeyen bu rahatsızlıklar yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Birol Baysal, bağırsak sağlığını etkileyen hastalıklar ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Yüksek stres Altında Çalışanlar Bağırsak Sağlığına Dikkat
Yüksek stres Altında Çalışanlar Bağırsak Sağlığına Dikkat Editör

 

“İrritabl bağırsak sendromu” iş ve sosyal yaşamı ekiliyor

Karın ağrısı, şişkinlik ve gaz gibi şikayetlere yol açan hastalıkların başında irritabl bağırsak sendromu gelmektedir. Bu hastalığın en önemli özelliği hastaların iş ve sosyal hayatında engellere yol açmasıdır. Hastalarda gündelik yaşamda ve özelliklede stres altında artan gaz, şişkinlik, karın ağrısı, kabızlık ve/veya ishal gibi belirtiler görülmektedir. Bu da kişinin yaşam kalitesini ve konsantrasyonunu düşürmektedir.

 

Yüksek stres altında çalışanlarda sık görülüyor

Bu rahatsızlık birçok faktörün etkileşimi ile ortaya çıkabilmektedir. Örneğin; bağırsağın motor fonksiyon bozukluğu veya bağırsağın aşırı duyarlılığı bu sendromun gelişimine neden olabilir. Aynı zamanda geçirilmiş bir bağırsak enfeksiyonu sonrasında da İBS tetiklenebilir. Duygusal stres sonucu gelişebilen hastalığın seyri birçok kişide yoğun ve sıkıntılı dönemlerde artmaktadır. Bu hastalığın daha çok kadınlara özgü olduğu düşünülse de artık günümüzde kadınlar da erkekler de benzer oranda stres altında çalıştığı için erkeklerde de görülme sıklığında artış bulunmaktadır.

 

Kolonoskopi ile inceleme gerekir

Kolonoskopi ve kan testleri gibi uygulanan ileri tetkiklerde farklı bir patoloji bulunamazsa hastalığın tanısı konulmakta ve bu yönde tedaviye başlanmalıdır. Tedavide en önemli faktör ise kendisinde organik bir sorun olmadığının hastaya gösterilmesidir. Hastanın karın ağrıları genelde stresli dönemlerde oluşmaktadır. Bu ağrılara kabızlık-ishal atakları eşlik ediyor ve gaz problemleri de oluyorsa tedavi buna göre şekillendirilmektedir. Genelde 20-40 yaş aralığında İBS daha sık görülmektedir; ancak 40’lı yaşlardan sonra bu belirtilerin varlığında hastaya daha dikkatli yaklaşmak ve mutlaka kolonoskopik inceleme bazı durumlarda gastroskopik inceleme yapmak gerekir.

 

“Çölyak” artık her yaşta görülebiliyor

Daha çok çocukluk çağında görülen ancak günümüzde ileri yaşlarda da sıkça rastlanan çölyak hastalığı, özellikle buğdaydan üretilen besinlerdeki glütene karşı aşırı duyarlılıktan kaynaklanmaktadır. Buğday gibi arpa, çavdar gibi diğer tahıllar da glüten içermektedir. Çölyak hastalığı, söz konusu tahılların içindeki glütene karşı onikiparmak bağırsağında gerçekleşen bir reaksiyon sonucu ortaya çıkmaktadır. Hastalık; gelişme geriliği, protein, demir ve B12 vitamini eksikliği gibi bazı sorunlara yol açabilmektedir. Kendini en çok ishal, karın ağrısı ve şişkinlik gibi bulgularla göstermektedir.

 

Glütensiz diyet ile iyileşme sağlanıyor

Tanısal süreçte ilk olarak hastanın öyküsü dinlenmelidir, ikinci olarak ise; serolojik testler uygulanmalıdır. Bu tetkiklerde bilinen antijenlere karşı oluşan antikorlar aranmaktadır. Serolojik testlerin yanı sıra en önemli tanı aracı endoskopidir. Bu aşamada gastroskopi yapılmakta, onikiparmak bağırsağından çoklu biyopsi alınmaktadır. Eğer çölyak hastalığı saptanırsa, hastaya glütensiz diyet önerilmektedir. Glütensiz diyetle hastalarda çoğu zaman iki hafta içinde klinik, 4-6 hafta içinde de laboratuvar testlerinde iyileşme başlamaktadır. Daha uzun süreçte ise endoskopik olarak rahatlama görülmektedir.

 

“Laktoz intoleransı” aslında bir enzim eksikliği

Çölyak hastalığına çoğu zaman laktoz intoleransı da eşlik edebilmektedir. Bu hastalık, laktaz adı verilen bir enzimin eksikliğinden dolayı ortaya çıkmaktadır. Laktoz intoleransı görülen kişiler süt ve süt ürünleri tükettiğinde mide şikayetleri yaşamaktadır. Gaz, şişkinlik, kramp, ağrı gibi sorunlarla karşı karşıya kalırlar. Bu besinler tüketildiğinde hastaların hassasiyetinin artması tanı için yeterli olur. Beslenme düzeninin değiştirilmesi kişide rahatlama yaratacaktır. Hayvansal sütten alınması gereken kalsiyum, soya sütü ve pirinç suyuyla desteklenmelidir. Laktoz intoleransı kötü seyirli bir hastalık olmamakla birlikte, önemli bir hassasiyeti işaret etmektedir.

 

Hastalıklar birbirine eşlik edebiliyor

İrritabl bağırsak sendromu, çölyak ve laktoz intoleransı hastalıkları benzer bulgular içerebildiğinden birbirine karıştırılabilmektedir. Ayırıcı tanı için bir gastroenteroloji uzmanı tarafından detaylı bir muayene gerekmektedir. Kimi zaman bazı hastalıklar bir arada da görülebilmektedir. Örneğin; irritabl bağırsak sendromuna bazen çölyak bazen de laktoz intoleransı eşik edebilmektedir.

Sende Yorumla...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
4 Yaşındaki Oğulları Havuza Gittikten 1 Hafta Sonra Hayatını Kaybetti - Aile Şimdi Herkesi Görünmeyen Tehlike Hakkında Uyarıyor
4 Yaşındaki Oğulları Havuza Gittikten 1 Hafta Sonra Hayatını Kaybetti - Aile Şimdi Herkesi Görünmeyen Tehlike Hakkında Uyarıyor
Alzheimer Hastası Olmamak İçin Terketmeniz Ve Edinmeniz Gereken 9 Alışkanlık
Alzheimer Hastası Olmamak İçin Terketmeniz Ve Edinmeniz Gereken 9 Alışkanlık